CUMHURİYETİN İLK YILARINDA ŞEBİNKARAHİSAR’IN SOSYAL VE EKONOMİK YAPISI

Anasayfa » Bilimsel Bildiriler » CUMHURİYETİN İLK YILARINDA ŞEBİNKARAHİSAR’IN SOSYAL VE EKONOMİK YAPISI
share on facebook  tweet  share on google  print  

CUMHURİYETİN İLK YILARINDA ŞEBİNKARAHİSAR’IN SOSYAL VE EKONOMİK YAPISI

"Bilimsel Bildiriler" için, toplam 1 sonuç arasından 1 - 1 arası sonuçlar

Yrd. Doç.Dr. Rahmi ÇİÇEK

Giriş



Şebinkarahisar Osmanlı egemenliğine geçtikten sonra önce Erzurum ve daha sonraları
da Trabzon ve Sivas vilayetine bağlı bir sancak olacaktı. XIX. Yüzyıl ortalarında
Şebinkarahisar'ın merkez kaza nüfusu 11.700'dü, kentte 15 camii, 5 mescit, 4
kilise, 3 medrese, 1 rüştiye, 4'ü Hıristiyan 15 il-kokul, 753 dükkan, iplik,çetari,
havlu, çarşaf tezgahları, 4 hamam, 8 han, 1 un fabrikası ve bir de pazarı bulunuyordu
Yine XIX. yüzyıl ortalarında Şe-binkarahisar'ı ziyaret eden seyyahlara göre,
Şebinkarahisar'da bahçeler için-de ahşap 2.000 kadar ev bulunmakta, bunlardan
500'ünün Ermenilere ve 100'ünün Rumlara ait olduğunu belirtmektedirler. Kasabanın
ticari hayatının da inhitat içerisinde bulunduğu yazılmaktadır.



İdari olarak kaza merkezine bağlı 6 bucak, 110 köy vardı. Kaza nü-fusu ise 25.594'tü.
Bu nüfusun 8.400'ü üç mezhepten Ermeni ve Rum olup, kalanlar Müslümanlardan
oluşmaktaydı. XIX. yüzyıl sonlarında Şebinkara-hisar'la ilgili rakamsal bilgiler
veren Cunnet'e göre, Şebinkarahisar merkez kazasında 6.000 Sünni, 3.000'i alevi
olmak üzere toplam 9.000 Müslüman yaşamaktaydı. Hıristiyan nüfus ise 4.800 Ermeni,
5.000'i Rum Ortodoks ol-mak üzere toplam 18.800 kişi olarak verilmektedir.


1914 nüfus tahminlerine dayalı olarak verilen rakamlara göre, mer-kez Şebinkarahisar
kazasının toplam nüfusu 51.586 olarak gösterilmektedir. Bu nüfusun 26.379'zunu
Müslümanlar, 16.363'nü Rum Ortodokslar, 8.477'sini Ermeniler oluşturmakta idi
. Aynı tarihlerde Sivas vilayetine bağlı bağımsız bir sancak olan Şebinkarahisar'a
bağlı olarak Alucra, Mesudiye, Suşehri ve Koyulhisar kazaları bulunuyordu. Bu
kazalarla birlikte toplam sancak nüfusu ise 96.248 bin olarak verilmektedir.
I. Dünya Savaşının baş-lamasıyla birlikte bağımsız sancak statüsü kazanan Şebinkarahisar
savaş sı-rasında Rusların Kelkit vadisine kadar gelmeleriyle önemli bir stratejik
ko-numa gelmiştir. Savaş içerisinde Ermeniler tarafından başlatılan olaylara
sahne olan kaza merkezi savaş sonrasında önemli ölçüde hasara uğramıştı.


Erzurum Kongresinde Şebinkarahisar'ı Mumcuoğlu Cemil Bey e-mekli memur Hüseyin
Efendi temsil etmişti . Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisinde ise Şebinkarahisar
Mebusu olarak Ali Sururi (Tönük), Mehmet Vasfi (Seçer), Memduh Necdet (Erberk),
Mesut (Benli) ve Mustafa (Atalay) Beyler temsil etmişlerdi.


1923 yılında müstakil vilayet haline getirilen Şebinkarahisar'ın vila-yet statüsü
1933 yılına kadar devem edecektir.


İdari Yapı:


1923-1933 yıllarında Şebinkarahisar vilayeti dört kaza ve merkez kazadan oluşmaktaydı.
Bu kazalar sırasıyla; Alucra, Koyulhisar, Mesudiye, Suşehri idi. Bu kazalara
bağlı olarak 6 nahiye ve 503 köy bulunmaktaydı. 1931 yılında yapılan düzenleme
ile köylerden bazılarının Ordu, Giresun ve Sivas vilayetine dahil edilmesiyle
köy sayısın 371'e düşmüştür .


Bu tarihlerde vilayet valiliği görevini ise sırasıyla; Abdurrahman Bey 1923-1925,
Nusret Bey 1925-1926, Elazığlı Nuri Bey 1926-1927, Ziya Bey 1928-1929, Vekaleten
mülkiye müfettişi Zeki Bey1929-1930, Arif Bey 1930-1932, 1932 yılında valilik
görevine getirilen Ferruh Bey son vali olacaktır. Onun görevi 20 Mayıs 1935
tarihinde çıkartılan 2197 sayılı kanunla vilayet teşkilatının lağvedilmesine
kadar sürmüştür. On yıl gibi kısa bir sürede bu kadar çok sayıda idareci değişinin
yaşanması Şebinkarahisar'ın yaşam koşullarının çok zor olmasından kaynaklanmaktaydı.
Bu nedenle gelen idareciler burada fazla kalmayı düşünmemekteydiler . Vilayetin
bu idari yapısına bağlı bir de yerel yönetim yapısı bulunuyordu. Yerel yönetimin
temelini teşkil eden belediye sisteminin Osmanlı döneminin XIX. Yüzyıl sonlarından
itibaren şehir ve kasaba merkezlerinde yaygınlaştırıldığı belediyecilik teşkilatlanmasından
kaynaklanmaktaydı. 1923'te vilayet merkezi olan Şebinkarahisar merkez ve kasabalarında
belediye teşkilatı oluşturulmuştu.


Vilayette bağlı belediye teşkilatlarının bulundukları yer şunlardı; Şebinkarahisar,
Suşehri, Ezbider, Mesudiye, Koyulhisar, ve Alucra idi. Bu belediyelerin gelir
kaynakları ve idari kadroları çok dardı. Bu beş belediye 1928 yılında toplam
16 memur ve 16 müstahdem kadrosunda geçici işçi çalıştırılmaktaydı


1928 yılı itibariyle bu belediyelerin varlıkları şu şekilde idi; Şebinkarahisar
belediyesine bağlı 15 yataklı bir hastane, 1 salhane, 13 dükkan ve arsa ve arazi
bulunmaktaydı. Suşehri belediyesinin ise 1 salhane, 6 dükkan ve 13 arsa ve arazisi;
Mesudiye belediyesinin 4 dükkanı, Koyulhisar belediyesinin 2 mektebi, 2 otel
ve hanı, 5 dükkanı; Alucra belediyesinin 6 dükkanı ve bir arsası bulunurken
Ezdebir belediyesinin ise hiçbir mal varlığı bulunmuyordu


Şebinkarahisar vilayetine bağlı belediyelerin harcama tutarları ise 1925 yılında;18.672,
1926 yılında; 23.553, 1927 yılında; 27.651, 1928 yılın-da; 52.766 liradır .
Bu harcama giderleri çevredeki diğer belediyelerle karşı-laştırdığımızda arada
büyük bir farklılık görülür . Bu harcamaların büyük bir kısmı ise Şebinkarahisar
merkez belediyesine aitti. Aynı yıllar itibariyle Şebinkarahisar belediyesinin
harcamaları şu şekilde sıralanmaktadır; 11.981, 17.538, 17.473, 35.456 liradır.
Bu belediyeler gelirlerini ise şu kaynaklardan sağlıyorlardı;


1-Devlet vergileriyle beraber tahsil olunan kesir ve hisseler

2-Oktruva resmi

3-Kanunda yazılı olmayan taamüli vergi ve resimler

4-İlk üç maddenin dışında kalan belediye vergi ve resimleri

5-İstikrazat, ianat ve teberrüat



Aynı tarihlerde belediye harcama kalemleri olarak da şunlar bulun-maktaydı;




1-Umuru idariye ve hesabiye

2-Umuru sihhiye ve hayriye

3-İmar ve tezyini belde

4-Tanzifat, tenvirat ve elektrik tesisatı

5-Su işleri tesisat ve tamirat

6-İtfaiye

7-Muhtelif masraflar ve vazaifi sairei belediye giderleri



Şebinkarahisar belediyesinin 1928 yılında itfaiye ve diğer araç ve gereçlerine
baktığımızda da çevre illerdeki belediyelerden çok faklıdır. Merkez Şebinkarahisar
belediyesinin 1 adet motopomp, 1 adet tekerlekli tulumba, 482 adet tekerleksiz
tulumba, 2 adet itfaiye çalışanı, toplam 12 adet belediye çalışanı bulunuyordu.
Bunlara toplam olarak 6.084 lira yıllık ücret ödenmekteydi. Vilayetin diğer
belediyeleriyle birlikte toplam personel sayısı 32 ve personel giderleri toplamı
ise 9.398 liradır



Nüfus:



1927 yılında yapılan nüfus sayımı sonuçlarına göre; Şebinkarahisar ve çevresinin
nüfusu toplam 108.735 kişi olarak kaydedilmiştir. Bu nüfusun sadece 7.091'i
Şebinkarahisar belediyesi sınırları içerisinde oturmaktadır . 1914 nüfus sayımı
sonuçları ile XIX. Yüzyıl sonundaki rakamlarla 1927 sa-yımlarını karşılaştırdığımızda
merkez vilayette %50'den fazla bir nüfus a-zalması meydana geldiği dikkati çekmektedir.
Bu durum Şebinkarahisar merkezindeki Ermeni ve Rum nüfusun savaşlar ve nüfus
mübadelesi sonucu burayı terk etmeleri yanında, özellikle 1915-16 yılından itibaren
yöreye yak-laşan Rus tehlikesinden çekinen halkın göç etmesi sonucunda meydana
gel-miştir. Birinci Dünya Savaşı sırasında bölgeden göçen halkın büyük bir kıs-mı
tekrar yöreye dönmemiştir. Bunun sebepleri arasında XIX. yüzyıldan iti-baren
bölgedeki gelir kaynaklarının sürekli azalması ve Şebinkarahisar'ın ulaşım açısından
sıkıntılı bir durumda bulunması gelmektedir. Şebinkarahisar vilayetinin bağlı
kazalarıyla birlikte



1927 yılı nüfu-sunu gösterir cetvel aşağıya çıkartılmıştır;

Cumhuriyetin İlk Yıllarında Şebinkarahisarın Sosyal ve Ekonomik Yapısı:


































































Vilayet ve kazalar Erkek Kadın Yekün Km sathi-ye kesafeti Mevaki adeti
Alucra 9.428 11.811 21.239 1.100 19.3 83
Koyulhisar 8.870 10.500 19.370 1.050 18.4 84
Mesudiye 10.527 12.678 23.205 955 24.3 82
Suşehri
12.377
13.991 26.368 1.065 24.8 144
Ş. karahisar 8.516 10.037 18.553 1.240 15.0 94
Yekün 49.718 59.017 108.735 5.410 20.0 487

Şebinkarahisar vilayeti umumi nüfus tahriri sonuçları


Vilayet nüfusunun yaş grupları, medeni hal ve okuma yazma bilme oranlarına
baktığımızda savaş yıllarının ve geri kalmışlığın izleri bulunmaktadır. Özellikle
okuma yazma açısından Türkiye ortalamalarının altında yer almaktadır. Aşağıdaki
tablo bize vilayetin cinsiyet, medeni hal, yaş grupları ve okuma yazma açısından
vilayetin genel yapısı hakkında bilgi vermektedir;

































































Cins Hali medeni Yaş grupları Okuma
  bekar Evli dul boş meçhul 20 20-60 61 + Meçhul bilen bilmeyen
E 56.00 42.80 0.99 0.18 0.03 61.89 32.90 5.10 0.11 6.00 94.00
K 39.68 45.42 14.30 0.56 0.04 44.05 51.12 4.75 0.08 1.57 98.43
Yekün 47.14 44.23 8.22 0.38 0.03 52.21 42.79 4.91 0.09 3.60 96.40

Şebinkarahisar vilayeti nüfus tahriri sonuçları


1927 nüfus sayımı sonuçlarının dikkat çeken bir başka noktası ise Giresun'da
yayınlanan mahalli gazetelere göre, 1924 yılında çok sayıda muhacirin Şebinkarahisar'a
yerleştirildiği belirtilmesine rağmen, aşağıdaki tabloda da yer aldığı gibi
çok sınırlı sayıda muhacirin bu bölgeye yerleştirildiğidir;












































Türkiye


Almanya


Arnavutluk


İngiltere


Avusturya


Belçika


Bulgaristan


Fransa


Yunanistan


Macaristan


İtalya


Lehistan


Romanya


Rusya


Sırbıstan


Sair
Av.


Sair
As.


Meçhul


107.887


-


-


-


-


-


-


-


670


2


-


-


1


13


4


-


136


22


1927 Umumi Nüfus Tahriri Şebinkarahisar Nüfusun Mahalli tevellüt itibariyle
inkısamı


Yine 1927 sayımları dikkate alındığında bölgede yaşayan nüfusun anadil itibariyle
dağılımına baktığımızda da bölge halkının tamama yakını-nın Türkçe anadilini
konuştuğu ve Türk yerleşiminin Selçukludan itibaren yoğun olduğu bölgeler arasında
yer aldığını bize göstermektedir;






































Türkçe


Rumca


Ermenice


Fransızca


İtalyanca


İngilizce


Arapça


Acemce


Yahudice


Çerkesçe


Kürtçe


Tatarca


Arnavutca


Bulgarca


Sair
Lisanlar


108.003


-


25


-


-


-


5


1


-


7


686


2


1


-


5


1927 Umumi Nüfus Tahriri Şebinkarahisar Anadil itibariyle


Nüfusun dini inanç ve Maluliyet itibariyle kesafetine baktığımızda da yörede
1927 yılında çok az sayıda Hristiyan unsur kaldığı açık olarak görülmektedir;











































Dinler Maluliyetler

İslam


Katolik


Protestan


Ortadoks


Ermeni


Hiristiyan


Musevi


Sair
dinler


Dinsiz
veya meçhul


Maluliyetsiz


Kör


Sağırdilsiz


Topal


Çolak


Kambur


Sair
Maluliyet


108.677


2


-


12


38


6


-


-


-


107.729


136


78


408


159


41


184


1927 Umumi Nüfus Tahriri sonuçlarına göre Şebinkarahisar'da Din ve Maluliyet
itibariyle nüfusun dağılımı


Vilayet dahilinde 1927 umumi sayımlarına göre 100 eve isabet eden nüfus 465
kişi iken Türkiye ortalaması ise 492 olarak gösterilmektedir. Vila-yette iskana
elverişli meskenlerle diğer meskenlerin istatistik rakamları şu şekildedir;















İkamete mahsus evler İkamete gayri mahsus olanlar Sair Binalar Yekün
23.383 1.471 9.979 34.833

Şebinkarahisar Bina İstatistiği 1927 Umumi Sayımları


Vilayette mesken olarak iskan edilmeyen resmi ve gayri resmi bina-ların sayıları
ise şu şekildir;



















Mektep Cami Resmi daire Hamam Saire Yekün
244 216 58 8 10.924 11.450

Ticari ve Ekonomik Hayat Şebinkarahisar'ın ekonomik ve ticari hayatını anlamak
için vilayetin meslek grupları istatistiklerine baktığımızda bazı sonuçlar çıkarmamız
mümkündür. Aşağıdaki tabloda da yer aldığı gibi nüfusun büyük bir çoğun-luğunu
ziraat hayatında çalışanlar oluşturmaktadır. Sinai ve ticari sektörlerde çalışanların
sayılarını diğer illerle karşılaştırdığımızda bu sayılar bize yörede ticaret
ve sanayi sektörünün gelişmediğini göstermektedir;

































Meslekler Mesleksiz veya meçhul
Zirai Sınai Ticari Serbest Memur Hakim Ordu PTT Muhtelif Yekün  
49.880 619 463 138 317 24 157 13 396 52.007 56.728

1927 Sanayi ve Zirai Sayım sonuçlarına göre vilayette meslek grupları dağılımı


1925-1926 yılı ticari kayıtlarına göre; vilayet dahilinde ticaret oda-sında
kayıtlı şirket mevcut olmayıp suret-i hususiye de teşekkül etmiş altı adet şirket
vardır. Merkez-i vilayette su ile müteharrik bir un fabrikası mev-cuttu. 1926
yılı itibariyle Şebinkarahisar Ticaret Odası'na 138 tüccar kayıtlı idi. Bunlardan
6 tanesi birinci sınıf tüccardır. 60 civarında da odaya kaydol-maya hak kazanamayan
tüccar mevcuttu. Ticaret Odası başkanlığını yapan Küçükzade Tevfik Bey aynı
zamanda Halk Partisi İl Başkanlığı ve Tayyare Cemiyeti başkanlığını da yürütüyordu.


Vilayetin ziraat alanı olarak ekilen arazi miktarı ise 6.089.843 dö-nümdür.
Yılık üretimi; 18 milyon kilo arpa, 50 bin kilo armut, 100 bin kilo elma, 100
bin kilo erik, 100 bin kilo üzüm, 15 bin kilo iç yağı, 445.600 kilo buğday,
45 bin kilo bal, 5 bin kilo bal mumu, yarım milyon kilo patates, 30 bin kilo
dut pestili, 50 bin kilo duttan mamul pekmez, 90 bin kilo dut kurusu, 150 bin
kilo peynir, 200 bin kilo tütün, 800 bin kilo ceviz 2.5 milyon seyaz, 250 bin
kilo sade yağ, yarım milyon kilo soğan, 1.5 milyon kilo fiğ, yarım milyon kilo
mısır, 200 bin kilo mercimek, 15 bin kilo vişne, üç milyon adet yumurtadır.


Bunlardan altı milyon kilo arpa, 12 bin kilo iç yağı, 3 milyon kilo buğday,
4500 kilo bal mumu, 10 bin kilo pestil, 25 bin kilo pekmez, 20 bin kilo peynir,
20 bin kilo tütün, 750 bin kilo kabuklu ceviz, 40 bin kilo dut kurusu, 30 bin
kilo sade yağ, yarım milyon kilo mısır, iki milyon adet yumurta ve bunlardan
başka beş yüz liralık porsuk, yüz bin liralık çam sakızı, on bin liralık rakı,
beş yüz liralık zifet, on beş bin liralık şab, 50 bin liralık sığır derisi,
10.000 tavşan, 85 bin liralık koyun ve koyun derisi, 2 bin liralık kunduz, beş
yüz liralık kurt, bin liralık kıl, dört yüz liralık katran, 40 bin liralık keçi
ve keçi derisi, dört bin liralık yün ihraç olunmaktadır.


1929-1930 İstatistik sayımlarına göre yörede ziraat ve mahsulat şu şekildedir;
151000 dönüm buğday, 124000 dönüm arpa, 36000 dönüm fiğ, 1750 dönüm fasulye,
3300 dönüm mısır, 200 dönüm nohut, 375 dönüm so-ğan, 1850 dönüm patates, 160
dönüm mercimek, 1500 dönüm kaplıca ekil-miş ve bunlardan elde edilen mahsulat
miktarı ise şu şekildedir; takriben 22960 ton buğday, 17300 ton arpa, 4250 ton
fiğ, 310 ton fasulye, 990 ton mısır, 60 ton nohut, 100 ton soğan, 190 ton patates,
40 ton mercimek, 195 ton kaplıcadır.


Vilayet dahilinde 1929-1930 istatistiklerine göre; hayvan miktarı ise takriben
200 katır, 5200 eşek, 2000 kısrak, 2000 at, 27500 öküz, 18500 inek, 4000 manda,
75800 keçi, 55500 koyundur.


1927 yılı sayımlarına göre Şebinkarahisar'daki zirai hayatın göster-gelerinden
birisi de ziraat sektöründe kullanılan tarımsal araç ve gereçlerdir. Vilayet
dahilinde kullanılan zirai araç sayısı şu şekildedir;






















Ziraat aletleri Muhtelif Ziraat makinaları adedi Alet ve makinalar yekünü
Kara saban Pulluk Yekün    
13.589 57 13.646 5 13.651

Vilayet dahilinde ziraatla uğraşan çiftçi ailesi ve bunların vilayet ge-nel
nüfusuna oranları ise şu şekilde sıralanmaktadır;

















Çiftçi aileleri adedi Çiftçi nüfusu
  Miktarı Umumi nüfusa nisbeti
16.972 95.757 88.2

Şebinkarahisar'ın sanayi sektöründe eskiden beri en önemli sektör dokumacılık
olmuştur. XIX. Yüzyılda ülkenin diğer bölgelerinde olduğu gibi burada da dokuma
sanayinde önemli düşüşler yaşanmıştır. XIX. yüzyılda 1500 civarında olan dokuma
tezgahı sayısı savaşlar ve uluslar arası rekabet yüzünden 1920'lerin başında
75 civarına düşmüştü. Dokumacılığın önemli merkezlerinden biri olan Tamzara'da
1936'dan sonra tekrara dokuma sana-yinin gelişimi için girişimler başlatılmış
ve burada bir kooperatif kurularak dokuma sanayi canlandırılmaya çalışılmıştır.
Tamzara Dokumacılık Koope-ratifi ile ilgili olarak Yeşil Giresun Gazetesinde
yer alan iki habere göre do-kumacılık kooperatifinin gelişimi ve gelir kaynakları
ile 1936-1939 döne-minde geçirdiği aşamalar şu şekildedir;


"Tamzara dokumacılık kooperatif şirketi ikinci yılın 6 aylık toplantısını
Temmuz'un 21. Perşembe günü kaza kaymakamı Bay Nuri Güven'in başkanlığında Tamzara'da
halk okuma odasında yaptı. Genel savaştan önce 1500 kadar tezgahı ve asri boyahanesi
bulunan Tamzara dokumacılık sanatı harpten sonra büyük bir yenilik içerisinde
kalmış tezgah adedi hayrete şayan bir yenilik göstererek 60'a kadar düşmüştür.
Bu vaziyetten acı duyan mahallenin kafası ışıklı çocukları ve idare amirleri
sanatın inkişafı hususunda birçok teşebbüslerde ve toplantılarda bulunmuşlar
mevzii bazı birlikler tesis etmeğe muvaffak olmuşlarsa da maalesef esaslı bir
teşkilat kurmak mümkün olmamıştır. Tamzara halk okuma odasında üst üste yapılan
toplantılar neticesinde tanzim edilen esaslı bir nizamname ile Tamzara dokumacılık
kooperatifi şirketi kurulmuş ve 7 Ağustos 1936 tarihinde asgari 4000 lira sermaye
ile işe başlamıştır. O yılın sene başına kadar bu sermaye 5000 liraya iblağ
edilerek ortaklara 6 ayda %13 kar temine muvaffak olunmuştur. Bunu müteakip
maddi bir fayda elde ettiğini gören halk şirkete derin bir itimat ve sevgi ile
alaka göstermişler, ikinci sene sonuna kadar sermayeyi bir mislinden fazlayla
12 bin liraya çıkarmışlardır. Diğer taraftan sermeye miktarını yükselten şirket
tezgah adetini 76'dan 140 adete kadar yükselmiş, iş ve istihsal sahasına da
bu nispette genişlemeğe muvaffak olmuştur".


1939 yılındaki kooperatifçilik çalışmalarıyla ilgili olarak ta şu bilgilere
yer verilmektedir; "Tamzara dokumacılık kooperatif şirketi 9. 1.1939 tarihinde
Şebinkarahisar halkevinde fahri başkan ve iktisat vekaleti komiseri Nuri Güven'in
başkanlığı altında umumi toplantısını yaptı. Bu toplantıda bir yıllık şirket
muamelesinin bilançosu hissedarlara gösterildi. İdare ve murakabe heyetinin
raporları okundu ve aynen kabul edildi. Dokumacılığın bütün Karahisar'a yayılması
işinin ölçülü ve nizamlı bir surette yapılması için hissedarlar ve tüccar arasından
11 kişilik idare heyetine geniş salahiyet verildi. Şirketin bu yıl içerisinde
tahakkuk eden karı diğer yıllarda olduğu gibi yüz güldürecek durumda idi. Yani
yüzde 1850 safi kar düşüyordu. 1938 yılı içinde 12 bin lira sermayesi olan bu
şirket mevcut sermaye ile 56 bin liralık bir ciro yapmış, masrafı zaruriye çıkartıldıktan
sonra ortalama 2100 lira kar dağıtılmıştır. Şirket 1939 yılına 13 bin lira sermaye
ile girerken üç yaşına basmış bulunuyor. Bu üç yıl içerisinde şirket işlerinin
çok ümit verici bir şekilde cereyan ettiği görülmüş ve bu hal bize kuvvetli
bir ümit ve emniyet vermiştir. Aynı zamanda bu yıl içinde sermaye vererek ortak
olacaklara da örnek olacak bahtiyarlığı kazandırmıştır. Memleketin iktisat alanında
halka iki cepheli kar temin eden bu hayırlı müesseseye uzatılan eller hakikaten
en sevimli en bahtiyar ellerdi. Bir zamanlar göğsünde binlerce tezgaha yer veren
Şebinkarahisar'da bugün ancak 120 tezgah çalışabiliyor . Şebinkarahisar'ın ticari
ve zirai hayatının dış pazarlara açılmasında en etkili faktörlerden birisi yol
idi. Şebinkarahisar'ı Giresun'a bağlayan yol Cumhuriyet döneminde üzerinde durulan
önemli ulaşım yollarından biri olarak görülmektedir. Cumhuriyet döneminin başlarında
bu yol sadece hayvanlarla ulaşım yapmaya uygun olup, sürekli bakıma ihtiyaç
göstermekte idi. Bilhassa kış aylarında kar, buzlanma, heyelan, duvar çökmesi
gibi çeşitli. nedenler bu yol sık sık kapanıyordu. Bu nedenle Eğribel'de heyelanı
engelleyebilmek için ağaç dikilmesi dahi kararlaştırılmıştır. Yine eskiden olduğu
gibi bir Jandarma Cankurtaran Merkezi oluşturulmuştu. Her yıl 5-10 kişinin öldüğü
bu geçit kontrol altında tutabilmek için Nafia Vekaleti'nin Amerika'dan satın
aldığı 2 kar tarama aracından birisinin Giresun'a getirilmesine çalışılmıştır.


Şebinkarahisar yolu sürekli olarak bakımı gereken masraflı bir yol durumunda
idi. 1920'li yılların parası ile 50 ile 100.000 lira ayrılması gerekiyordu.
Ancak gerek yol, gerekse yol üzerindeki köprüler sık sık tamir edilmesine rağmen
kısa zamanda tekrar kullanılamaz bir hale geliyordu. Tamir edilen köprülerden
en fazla dayananları üç yıl süre ile kullanılabiliyordu. Bunun sebepleri köprülerin
tamirinin usulüne uygun yapılmaması, çürümüş olan esas kirişleri değiştirilmeden
taş aksamın yapımına geçilmesi, müteahhitlerden köprüleri teslim alan yetkililerin
şartname evsafına uygunluğu yeterince göz önünde bulundurmamaları idi. Ayrıca
ilimizde yeterince teknik personel ve mühendis yoktu. Taşçı ustası temininde
de güçlük çekiliyordu.


1924 Eylülünden itibaren köprü ayaklarının kargir olması ve köprü üzerine beton
dökülmesi şartı ile ihaleye verilmesi de meseleyi çözmedi. Bu yolun yer yer
kesinlikle, at arabalarının geçmesine dahi müsait bulunmayan ve sadece bir hayvanın
geçebileceği genişlikte olan bölümleri de vardı. Otomobille Giresun'dan Kulakkaya'ya
gidebilmek dahi çok güçtü. Sık sık arabayı durdurup kazma, kürekle yolları aça
aça bozulan köprülerde yolcuları indirerek gidebiliyordu. Hele kış aylarında
yol zaman zaman 2 metreyi bulan karlar yüzünden tamamen kapanıyor, katırcılar
dahi aylarca Giresun'da mahsur kalıyorlardı.


1925 yılı Martından itibaren hükümet Şebinkarahisar-Giresun yoluna özel önem
vererek yeterince tahsisat göndermeye başlamış ve bu yolun tamiri bir yıl içerisinde
tamamlanmıştır. İlk defa 1925 Aralık ayında Eğribel'e kadar gidilmiş, Mayıs
1926'da da Pehlivan Ağa'nın otomobili ilk olarak Şebinkarahisar'a gidip gelmiştir.
Bu yılın Haziran ayında da bu şehre umumi seferler başlamıştır. Ancak yine de
Şebinkarahisar'a motorlu araçlarla yolculuk yapmak kolay değildir. Giresun'dan
uzaklaştıkça yol daralmaya ve bozulmaya başlıyor, her an bir köprünün hasara
uğradığı haberi alınabiliyordu. 1927 Nisanında bile insanlar ağırlıklı olarak
hayvan semerleri üzerinde gidip-gelmeye, at sırtında, hanlarda yatmaya devam
ediyorlardı. Yeniden otomobil ve kamyonla yolculuk ancak yol üzerindeki buzların
kırılmasından sonra Mayıs ayında mümkün olabiliyordu.


1930-1938 döneminde de Şebinkarahisar vilayetinde ve Giresun'un kazası olduktan
sonrada yol probleminin devam ettiğini görmek mümkündür. 1930 yılında Koyulhisar-Suşehri
yolunda ve Kelkit nehri üzerinde yapılacak olan 8412992 kuruş bedelli Ağaçahıl
köprüsü inşaatı kapalı zarf usulü ile açık artırmaya çıkartılmıştır .


Giresun-Şebinkarahisar yolu üzerinde çalışmalarla ilgili Fen memuru Muharrem
Cemil Beyin yol mükellefiyetiyle, İkisu'dan Eğribel'e ve oradan da Şebinkarahisar'a
kadar olan kısımlarda vücuda getirilen tamirat yaptırdığı belirtilmektedir.


1940 yılında da Şebinkarahisar- Giresun yolunun kış şartlarında açık tutulmasını
sağlamak amacıyla 5000 liralık bir masraf çıkartıldığı bilinmektedir Şebinkarahisar-Giresun
yolu 1980'lere kadar problem yol olmaya devam edecektir.


Sonuç:


Cumhuriyet Döneminde 1923-1933 tarihleri arasında müstakil vilayet olarak
Türkiye idari tarihinde yerini almış olan Şebinkarahisar vilayeti sosyal ve
ekonomik olarak bakıldığında çevresinde yer alan Sivas, Giresun, Ordu ve Trabzon
gibi vilayetlerin gölgesinde kalmıştır. XIX. Yüzyıldan itibaren sürekli olarak
ekonomik ve ticari önemini yitiren Şebinkarahisar'ın savaş nedeniyle de nüfus
kayıplarına uğramıştır. Cumhuriyet dönemindeki kısa vilayetlik döneminde bu
kayıpların önüne geçilemeyince önce çeşitli idari birimler Giresun vilayetine
bağlanmış, arkasından da 1929'dan itibaren idari alanda çevre vilayetlere toprak
bırakmak zorunda kalan vilayet nihayet Giresun'a bağlı bir kaza konumuna getirilmiştir.
Şebinkarahisar'ın kaza konumuna getirilmesinde coğrafi faktörlerinin önemli
bir rol oynadığını, özellikle ticari merkezlere bağlı yollarından uzakta kalması
Şebinkarahisar'ın bir taraftan ticari ve ekonomik hacminin daralmasına diğer
taraftan da idari olarak öneminin azalmasına yol açmıştır.


Tür : Bilim Tarih : 13.07.2006
[ Tüm yazılara ulaşmak için burayı tıklayınız. ]
facebook  googleplus  Twitter  Delicious  Digg this